Meltdown ve Spectre Açıkları

Meltdown ve Spectre, bunlar PC-Audiophile.com’un PC tarafı ile ilgili. Türkçe’ye çevirirsek “Erime ve Hayalet”. İşlemci tasarımından kaynaklanan ve geçen yıl keşfedilen iki açık. Bugünkü işletim sistemlerinin en önemli güvenlik işlevlerinden biri sistem belleğine erişimin kısıtlı tutulması. Normal olarak işletim sistemi üzerinde çalışan bir uygulama, sadece kendine ayrılmış bellek alanını görebilir, başka uygulamaların bellek alanlarını göremez.  Ancak, bir kod çalıştırarak bu engelin aşılabildiği ortaya çıktı.  Düşünsenize, bitcoin çılgınlığının başladığı bir dönemdeyiz; bitcoin ile işlem yaptığınız bir anda bilgisayarınızın belleğinde işlem gören özel anahtarınızı ele geçirilebilir ve her şeyi kaybedebilirsiniz!  Müzik dinlemek için ayrı bir bilgisayarınız var ise, o bilgisayarı başka işler için kullanmıyorsanız böyle bir risk yok tabi. Ama ya diğer bilgisayarlarınız? Konu, işlemci teknolojinin bir açığı olduğu için sadece bilgisayarlar ile kısıtlı değil, tablet ve akıllı telefonlar da bu zafiyete sahip. Konu oldukça ciddi.

Yazının devamı

MQA ile Kodlanmış İlk CD

MQA teknolojisinin yaratıcısı Bob Stuart, formatın yaygınlaşması için, donanım üreticileri, akış hizmetleri ve sayısal indirme siteleri ile anlaşmalar yaparak başarılı çalışmalar yürütüyor. Bunlardan önceki bir yazımda kısaca bahsetmiştim. Bu yolda bir ilk olarak, 17 Mart tarihinde, MQA ile kodlanmış ilk CD Japonya’da piyasaya çıktı. CD, Ottava (Japon) firmasına ait. CD, “A. Piazzolla by Strings and Oboe” etiketini taşıyor. CD şimdilik sadece Japonya’da çıktı. Ancak, HQM ve e-onkyo music’den indirmek mümkün.

Yazının devamı

Kaby Lake – Intel 7. Nesil İşlemciler

Intel’in işlemci yol haritasını incelediğinizde, bir dönem fabrikasyon teknolojisinin daha ufak bir nanometre (nm) rakamına indiği, onu takip eden dönemde ise mimari iyileştirmeler yapıldığı, tekrarlanan bir “tik-tak” modeli görürsünüz. Herhalde bu model, nanometre rakamları atomik seviyeye gelene kadar devam edebilir. Belki ondan sonra elektronlar yerine fotonların konuşulduğu bir teknolojiye geçilebilir – bunu zaman gösterecek. Intel, uyguladığı bu model ile her seferinde yeni özellikleri ve performans artışları getiriyor. Örneğin, daha az ısınan işlemciler üretiliyor, belirli bir alana daha fazla devre sığdırabiliyor, yeni komut setleri, yeni özellikler getiriliyor. Kaby Lake, Intel’in 7. nesil mikromimarisine verilen kod adı ve 30 Ağustos 2016’da duyuruldu.

Yazının devamı

CES 2017

5-8 Ocak 2017 tarihleri arasında Las Vegas’da düzenlenen Consumer Electronic Show (CES) 2017 bugün bitiyor. Bu yazıda sayısal müzik ile ilgili CES 2017’de duyurulan bazı yeniliklere değineceğim.

Yazının devamı

Çok Kanallı Müzik / Multichannel Music

Yakın çevremde az sayıda arkadaşım çok kanallı müziğe olan ilgimi bilir ve sadece onlara “gerçekten neden bahsettiğimi” anlatabildiğimi sanıyorum. Eğer konuya özel olarak ilgi duyan biri değilse, “çok kanallı müzik” denince insanların ilk aklına gelenler – Hi-Fi ile ilgisi bulunmayan – basit bir ev sineması sistemi ve ufak hoparlörler oluyor. Benim anlatmak istediğim o değil. Yüksek çözünürlüklü ses (Hi-Res Audio) ve odyofil kalitesinde çok kanallı müzik dinlemekten bahsediyorum. Bu durumda odyofil arkadaşların bu konuya ilgi duymaları beklenir değil mi? Hayır, genellikle onlar da buna ilgi duymuyorlar. Hatta çoğu konuya kuşku ile bakıyor. Bu sadece benim yakın çevrem ile ilgili bir durum değil. Dünyada genel olarak çok kanallı müziğe talep düşük. İlginç bir şekilde, 1970’lerden bu yana çok sayıda, çok kanallı kayıt yapılmasına rağmen!

Yazının devamı

ESS SABRE ES9038PRO 8-kanal DAC yongası

Bir kaç yıl önce ESS Technology firması tarafından Sabre ES9018 DAC yongası duyurulduğunda, 32bit, 8-kanallı mimarisi ve 132dB dinamik sahası ile bir hayli ses getirmişti. ES9018 halen bir çok odyofil ürününün içinde müzik meraklıların beğenisini toplamakta. ESS Technology firması, Ocak 2016’da odyofil ve kayıt stüdyo cihazlarını hedefleyen yeni profesyonel DAC (Digital Analog Converter) serisini duyurdu. ESS PRO SABRE profesyonel serisinin bayrak gemisi olan ES9038PRO SABRE DAC, 140dB ile endüstrinin en yüksek “dinamik saha” (dynamic range – DNR) değerine sahip.

Yazının devamı

Torrent

Bu yazıda Bit Torrent (BitTorrent bir marka olduğu için ayrı yazıyorum) konusunda dünyada ne olup bittiği hakkında ufak bir fikir vermek istiyorum. Daha ilk baştan, “artistin yarattığı içeriğe ve onun telif hakkına saygılı olunması gerektiği” düşüncesinde olduğumu belirteyim. Yazımın amacı torrent konusunun pazarlamasını yapmak değil.

Yazının devamı

Intona Technology USB 2.0 Hi-Speed Isolator

Bu yazımda Intona Technology firmasının USB 2.0 Hi-Speed Isolator ürününden bahsetmek istiyorum. Intona Technology GmbH, profesyonel sinyal işleme konusunda uzman 15 yıllık bir Alman elektronik firması.

Sayısal ses için S/PDIF (koaksiel veya fiber) arabirimi kullanabilse de, yüksek çözünürlük için – 24/192 ve üstü ve DSD gibi – USB arabirimi gerekli. Öte yanda, USB arabiriminin odyofil kalitesinde ses sağlama yolunda bazı zorlukları var. Örneğin, bilgisayar-DAC bağlantısında, elektriksel gürültülerin sızması, veri zamanlama hataları ve jitter gibi… İşte, Intona USB 2.0 Hi-Speed Isolator bu zorlukların üstesinden gelmeyi hedefleyen bir ürün.

USB 2.0 Hi-Speed Isolator’un temel işlevi: USB arabiriminde galvanik izolasyon sağlamak; veri paketlerinin düzenlenmesi; USB DAC’a temiz güç gönderilmesi.

Yazının devamı

Çok Kanallı / Multichannel DAC

Bu web günlüğünü takip edenler çok kanallı ses (multichannel audio) konusuna ilgi duyduğumu fark etmişlerdir. Geçenlerde Stereophile web sitesinde ilgimi çeken bir inceleme okudum. 7 Mart 2016 tarihli, “Music in the Round #77” başlıklı yazının yazarı Kalman Rubinson ile ortak bir noktamız var; exaSound e28 DAC kullanıcısıyız. Kal Rubinson, köşesinde “Merging Technologies NADAC Multichannel-8 DAC” ürünü ile ilgili izlenimlerini yazmış. Yazının tümü okumayı size bırakıyorum. Ancak, NADAC M8 ile exaSound e28 arasında yaptığı karşılaştırma ile ilgili paragrafı aşağıda sizler için tercüme ettim.

Yazının devamı

MQA (Master Quality Authenticated)

Biliyorsunuz müzik ve ses ilk üretim ve dinleme aşamalarında analog bir ortam gerektiriyor. Üretim ve dinleme arasında daha “etkin” olduğu düşüncesi ile gittikçe artan oranda sayısal teknolojiden faydalanılıyor. Ancak, sayısal teknolojiler, doğru uygulanmadığında, analog doğaya sahip müzikten çok şey alıp götürüyor.

Yazının devamı

ZFS Dosya Sistemi

2016 Ocak ayında bloguma düştüğüm notların ortak teması NAS oldu. Kendin-Yap NAS Projesi yazımda, hareket noktalarımdan birini “yeni nesil bir dosya sistemine geçmek” olarak belirtmiştim. “Yeni nesil” ile anlatmak istediğim, geleneksel dosya sistemlerinde olası, fark edilemeyen veri bozulmalarından kendini koruyabilen bir dosya sistemi. Seçmiş olduğum FreeNAS çözümünün temelindeki dosya sistemi olan ZFS bu isteği karşılıyor. Bu yazıda ZFZ dosya sisteminden bahsediyorum. Elimdeki büyük oranda dolu diskleri değerlendirmek ve henüz yeni disk yatırımı yapmak istemediğimden ZFS’i tüm özellikleri ile kullanmıyorum. Bu zaman içinde olacak. Ancak, sistemi kullanarak alıştıkça ve özelliklerini araştırdıkça, keşfettikçe beğenim artıyor.

Yazının devamı

FPGA

Bazı DAC tasarımlarını incelediğimizde FPGA (Field Programmable Gate Array) kısaltması ile karşılaşırız. FPGA’lar programlanabilen sayısal-mantıksal yongalardır (chip). Bu yongalara programlama yolu…

Yazının devamı

Bilgisayar mı yoksa “streamer” mı?

Yüksek çözünürlüklü müzik dosyalarını internetten satın alıp bilgisayarımıza indiriyoruz. Peki müzik dosyalarını çalmak için hangi yolu seçelim? Bilgisayar mı yoksa “streamer” adı verilen ürünler mi? Eğer, “bilgisayar ile uğraşamam, basit bir kullanım istiyorum…” diyorsanız streamer ürünleri uygun. Ama, “bilgisayardan anlarım, kutunun içine ne koyacağımı ben seçmek istiyorum…” diyorsanız o zaman bilgisayarlı çözüme gidebilirsiniz.

Yazının devamı

Windows 10’a Yükseltme

Evdeki Windows 7 yüklü bilgisayarları Windows 10’a yükselttim. Biraz yorucu oldu. Herkes aynı zorlukları yaşar mı bilemiyorum ama deneyimimi paylaşmak istiyorum. Neden OSX veya Linux değil konularına burada girmeyeceğim. Şimdilik seçtiğim yol bu. Microsoft, W7 ve W8 lisansına sahip kullanıcılara ücretsiz W10 yükseltme öneriyor. Hayat bana, “ücretsiz”, “limitsiz”, “bedava” gibi sıfatların yer aldığı yerlerde 5N1K sorularını (ne, nerede, ne zaman, neden, nasıl, kim) sormayı öğretti.

Yazının devamı

DSD hakkında RMAF14 panel videosu

Hi-Res kayıtları dinledikce, bir çok ticari kaydın ne kadar kalitesiz olduğunu daha iyi anlıyorum. Evet, çok sevdiğim albümleri her zaman yüksek çözünürlüklü olarak bulamıyorum. Ama, yüksek çözünürlüklü kaydedilmiş müzikleri dinlemenin de zevki bir başka. Bu konuda biraz açık olmak gerektiğine inanıyorum. Hi-Res ses çalabilmek, bence bir odyofilin yatırım yaparken dikkate alması gereken önemli bir unsur. DSD, Hi-Res deneyimi sağlayan ve gittikçe yaygınlaşan bir format. Aşağıda 2014 yılında Rocky Mountain Audio Fest fuarında, endüstri liderleri katılımı ile düzenlenen bir panel videosu yer alıyor. DSD formatı hakkında fikir edinmek için iyi bir malzeme.

Yazının devamı

Neden Müzik Sunucu Olarak Bilgisayar? Neden Fiyatlar Yüksek?

Optimize edilmiş bir bilgisayarın, standart bir Windows veya Mac platformundan daha üstün ses verdiği tecrübe ile sabit. Bu üstünlük, öyle bir kaç yüz dolarlık bir “upgrade” ile elde edebileceğiniz bir fark değil. Dinlediğinizde fark vereceğiniz ve takdir edeceğiniz bir iyileşme. Bu optimizasyonları müzik için adanmış bir platform üzerinde gerçekleştirmek mantıklı olur.

Yazının devamı

Bitrot ve Yeni Nesil Dosya Sistemleri

Hani derler ya “panik yapmayın, endişelenmeyin…”, biraz sonra bahsedeceğim “Bitrot” kavramı ile ilgili olarak bence hafiften endişelenebiliriz. Özellikle önem verdiğiniz bir sayısal müzik arşiviniz varsa. Hafif endişe insanı diri tutar ;-) harekete geçmek için motive eder… Bu arada blog yazısıdır, kısa tutayım, sıkmayayım diyorum. Ama öyle konular var ki özeti bile uzun oluyor. Artık anlayışınıza sığınıyorum…

“Bitrot”, özet olarak veriyi saklayan bitlerin/parçacıkların çeşitli sebepler ile zaman içinde sessizce bozulmasıdır. İngilizce terminolojide “bitrot” yerine “bit rot”, “data degradation”, “data decay”, “data rot” olarak da karşılaşabilirsiniz. Bunların hepsi veri bozulmasına işaret eder. Disklerden bahsediyorsak, bu veri bozulması geleneksel RAID çözümleri ile adresleyebileceğiniz bir şey değil.

Yazının devamı

Class-D

Bildiğimiz ses güçlendiricilerinde çıkış transistörleri giriş sinyalini doğrusal olarak güçlendirerek kazanç (gain) sağlarlar. Doğrusal ile, sıfır, en yüksek değer ve bunların arasındaki tüm değerlerin (voltajların) üretildiğinden bahsediyorum. D-Sınıfı güçlendiricilerde ise çıkış transistörleri ya kapalıdır, ya da açıktır. Ara değer yoktur. Güçlendirilecek analog ses sinyali, yüksekliği sabit sayısal vurumlara (pulse) çevrilir.
Çok detayına girmeden Hypex Electronics, Merill Audio ve Devialet ürünlerine bir göz atabiliriz.

Yazının devamı

High Fidelity Pure Audio (HFPA)

Sevdiğiniz bir albüm var ve onun müzik arşivinizde bulunmasını istiyorsunuz. Albüm çıktığı zaman kasedini aldınız: Sonra LP olarak çıktı – aldınız. CD’si çıktı – aldınız. Konser DVD’si çıktı – aldınız. Daha kaliteli olur diye SMH-CD çıktı – aldınız. Daha yüksek çözünürlüklü olsun dediniz DVD-Audio olarak aldınız. SACD çıktı; “acaba?” dediniz – aldınız. Bu arada, aynı albümün 2000 bilmem kaç yılı “remaster” sürümü çıktı. Onu da aldınız… Aferin.

Yazının devamı