Sennheiser HD800S Kulaklık (HD650 ve HD800 ile Karşılaştırma)

Bu yazıda yeni kavuştuğum Sennheiser HD800S kulaklıktan bahsetmek istiyorum. Neden kulaklık tercih ettiğimi, HD650 ve HD800 ile kısa bir karşılaştırma ve kulaklık teknolojileri ile ilgili kısa bazı bilgiler de vermeye çalıştım.

Neden kulaklıkla müzik dinliyorum?

Kullaklıkla müzik dinlemeyi başlıca üç sebepten seviyorum:

1) Orjinal ses kaydına daha yakın bir deneyim sağlıyor. Hoparlörlerin ve dinlemenin gerçekleştiği odanın, algılanan seste yaptığı değişiklikleri bertaraf etmiş oluyorsunuz. Tabi, kulaklığın ve onu süren güçlendiricinin etkisini unutmamak lazım. Bunun sebeplerinden bir tanesi, kulaklıklarda geniş bantlı bir tek sürücünün kullanılması ve doğrusal bir faz yanıtı sağlanması; hoparlörlerdeki çok sayıda sürücünün (bas, mid, tiz) yarattığı faz hastalıklarının olmaması.

2) Ev halkını, komşuları rahatsız etmeden, istediğim zaman, istediğim ses şiddetinde müzik dinleyebiliyorum. Özellikle gece saatlerinde, müzik dinlerken gürültü konusunu çözmüş oluyorum. Hatta kulak doktoruna da buradan bir iş çıkabilir!

3) Açıkçası hoparlörlerin modelini yükseltmek yerine kulaklıkta yapılacak bir yükseltmenin sonuç itibarı ile daha verimli ve daha hesaplı olduğunu düşünüyorum. İstisnalar her zaman var.

Mobil iken, taşınabilirlik ve ses izolasyonu nedeni ile kulak içi kulaklık tercih ediyorum. Ses izolasyonu derken iki açıdan bakıyorum. Hem dışarıdaki gürültüyü kesecek – yürürken trafiğe dikkat – hem de dışarıya gürültü vermeyecek – bilmiyorum hiç seyahat ederken yanınızda kulaklığından cazır-cuzur sesler gelen birine hiç sinir oldunuz mu? Boyuta gelince, sokakta büyük boyutlu kulaklıklarla dolaşanlar görüyorum. Bu bana pratik gelmiyor. Evde HiFi sistemimden müzik dinlerken büyük boyutlu high-end kulaklık tercih ediyorum. Evet, kulak içi monitör tabir edilen high-end modeller de mevcut.

Uzun yıllardır Sennheiser HD650 modelini kullanıyorum. Bir dönem Senheiser’in en üst modeliydi. Çok memnunum ve sesine aşinayım. Kulak içinde veya üstünde duran bir model olmamakla birlikte, kulağı tamamen içine alan bir tasarım olmadığı için saatlerce süren dinlemelerde kulak kenarlarında ağrı yapabiliyor ama pozisyon değişikliği ile bu sıkıntıyı biraz daha öteleyebiliyordum. Yıllardır aynı hoparlör ve kulaklık ile müzik dinleyince, insan acaba neler kaçırıyorum duygusuna kapılıyor. Uzatmayayım, yukarıda saydığım sebeplerden dolayı kulaklık modelini yükseltmeye karar verdim.

Alternatif çok. Kulaklık alırken mutlaka denemek gerekiyor. Bazı perakende mağazalarında çok sayıda kulaklığı test etme olanağı oluyor. Tabi bunlar genel tüketiciyi hedefleyen modeller – çok yüksek beklentileri karşılayamayabilir. Ancak, bende şöyle bir kanı da oluştu: bir  çok genç arkadaşın markasına veya cicili bicili görünüşüne göre aldığı moda kulaklıkların çoğu oldukça boktan ses veriyor. Bahsettiğim perakende mağazalarında, bahsettiğim modellerin üçte biri fiyatına çok daha iyi ses veren bir kulaklık bulabiliyorsunuz. Evet, görünüşü öteki kadar havalı olmayabiliyor. Eğer ses kalitesi ve rahatlık önemli ise deneyeceksiniz, karşılaştıracaksınız.

High end kulaklıklara gelince Sennheiser, Stax, Audeze, Beyerdynamic, Grado, Hifiman gibi bir çok alternatif mevcut. Kulaklık seçerken bunların hepsini dinlemek, değerlendirmek benim için fazla iddialı bir proje olurdu. Kulaklık konusunda orta okul-lise yıllarımdan beri Sennhesiser markasına belirli bir alışkanlık ve saygım var. Bahsettiğim diğer bazı markalarla Sennheiser modelleri arasında bazı karşılaştırma yazıları da okudum. Sonuçta şimdilik Sennheiser yolunda devam etmeye karar verdim.

Kulaklık Tasarımları

Kulaklık tasarımları hedeflenen kullanım şekline göre çok çeşitli. Burada sadece genellikle high-end modellerde kullanılan temel tasarımlardan kısaca bahsetmek istiyorum. Bunlar kulak üstünde kullanılan büyük modeller.

Dinamik Sürücü: Prensip olarak bildiğimiz hoparlörler gibi ortadaki bobinlere verilen müzik sinyali ile tahrik edilen bir piston ile ses dalgalarının yaratılması… Hoparlörlerden farklı olarak (bas, mid, tiz sürücüler yerine) geniş bantlı bir tek sürücünü kullanılıyor. Bunun avantajı, her frekansta doğrusal bir faz yanıtı elde edilebilmesi. Dinamik sürücülü modellerin sürücüleri dışarıya açık veya kapalı olarak üretilebiliyor. Kapalı modeller daha çok ses izolasyonu gerektiren stüdyo gibi ortamlar için. Odyofil uygulamalarda ise daha çok açık modeller söz konusu.

Planar Magnetik Sürücü: Üzerinde bir tel ağı (grid) bulunan membran, tellere hassas olarak hizalanmış mıknatıslar sayesinde titreşerek ses üretir.  Membran ve tel ağı, dinamik sürücüye göre daha hafif olduğu için daha hızlı ve bozulmasız bir ses yanıtı iddia edilir.

Elektrostatik Sürücü: Üzeri iletken kaplı bir membranın, yüksek voltaj altında stator adı verilen paneller arasında titreşmesi ile ses üretir. Membran hafifliği nedeni ile yüksek hız ve düşük bozulma sağlanır. Japon Stax markasının bu teknolojinin lideri olduğunu söyleyebiliriz herhalde.

Dikkat edilmesi gereken, hoparlörler gibi kulaklıklar da güçlendirici konusunda çok “seçici” olabiliyor. Hatta bazı modeller özel çıkışlı kulaklık güçlendiricileri gerektirebiliyor ve o zaman fiyatlar uçmaya başlıyor. Örneğin bir kulaklık için $5.000+ ödemeniz gerekebiliyor!

İlk Deneme

İlk denemem yurtdışında bir Sennheiser mağazasında oldu. Dinleme odasında modelini not almadığım bir Accuphase SACD çalar + Sennheiser HDVD 800 DAC ve kulaklık güçlendiricisi ile yaklaşık 45dk zaman geçirdim. HDVD 800’ün “balanced” ve “unbalanced” olmak üzere iki paralel çıkışı var. Aynı anda iki kulaklık bağlantısına izin veriyor. 24/192 Burr Brown DAC içeriyor.

Yıllardır kullanmakta olduğum HD650 ve aradaki farkları merak ettiğim HD800 ve HD800S modellerinin üçünü de karşılaştırma olanağı buldum. HD800 ve 800S “balanced” olarak bağlıydı. HD650 ise geleneksel jak ile. Belki farklı bağlantı şekillerinin sese etkisi olmuştur ama, ilk denemedeki izlenimim oldukça açık ve net. Yani kararsızlığa sebep olacak bir belirsizlik yok. HD650’ye göre, HD800 ve HD800S’de detay seviyesi (ve fiyat) oldukça artıyor. HD800, S modeline göre  daha düz (flat) ses veren bir kulaklık. HD800S’in diğer ikisine göre daha “parlak” ses verdiğini söyleyebilirim, “Parlak” ile, üst-orta ve tiz frekansların biraz yüksek olduğunu anlatmak istiyorum. HD800S öyle ayarlanmış ki, derin baslar daha iyi duyulabiliyor, yüksek frekansların seviyesi müzikteki detayın ve sahnenin daha geniş algılanmasına sebep oluyor.

Bu noktada HD800 ve HD800S arasındaki tercihi kişisel zevkler ve mevcut sistem ile uyumluluk belirleyebilir. Denemedim ama, örneğin lambalı bir kulaklık güçlendiricisi kullanıyorsanız belki HD800’ü tercih edebilirsiniz. Ben o ilk denemede kararımı HD800S’ten yana verdim. Eve geldiğimde HD650 ve HD800S arasında yaptığım dinlemelerde kararımın tutarlı olduğunu gördüm. Üç kulaklığı yanyana karşılaştırma olanağı bir mağazada olduğundan, HD800’ü saatlerce, günlerce dinleme olanağım olmadı.

Evdeki İzlenimlerim

Evdeki dinlemelerimde çok çeşitli müzik kullanıyorum. Tür olarak klasik müzik, caz, rock ve elektronik müzik dinliyorum. Bir ürünü değerlendirirken mutlaka karmaşık pasajların olduğu bir müzik olmasına dikkat ediyorum. Sesler birbirine karışıyor mu? yoksa her bir enstrümanı detaylı ve yeri ile belirleyebiliyor muyum? Bunun için iyi kayıt edilmiş rock müziği çok az. Porcupine Tree kayıtları bu bakımdan favorim. Daha iyisi klasik müzik kayıtları. Örneğin, TrondheimSolistene – Divertimeti albümünde yer alan “BRITTEN Simple Symphony, Op 4” (DXD) bu tür bir kayıt.  Bu parça Lindberg Lyd web sitesinin test müzikleri bölümünden DXD, DSD256 gibi yüksek çözünürlüklerde veya daha düşük çözünürlükler halinde indirilebilir. Kullandığım diğer bir kayıt Michael Stern tarafından yönetilen Kansas City Symphony Orchestra tarafından yorumlanan “Britten’s Orchestra” (DSD64). Buradaki “The Young Person’s Guide to the Orchestra”yı dinlemelerimde sıklıkla kullanıyorum. Başka bir kayıt Reference Recordings’e ait: Eiji Oue tarafında yönetilen, Minnesota Orchestra tarafından yorumlanan “Rachmaninoff Symphonic Dances” (24bit/176.4kHz). Bahsettiğim bu kayıtlarda HD800S’in, detay, netlik, hız ve enstrüman ayırabilme özelliklerini gördüm.

Elektronik olarak – aslında drum’n’bass demek lazım – son zamanlarda dinlediğim Goldie 2017 albümü “The Journey Man”den “I Adore You” son zamanlarda bende biraz takıntı halini almaya başladı. Süper bir kayıt olmasa bile, HD800S burada hız ve alt baslar bakımından ne kadar yetkin olduğunu gösterdi.

Caz vokal için Linn Records kayıtlarından Carol Kidd “Tell Me Once Again” (24bit/192kHz), HD800S’in ses detayı, ton karakteristikleri, berraklık ve sahne özelliklerini teyit etti.

Daha bir çok parça dinledim. Saymakla bitmez. Aslında bütün bunlar bir yana, HD800S’in müzik dinlemeyi ne kadar zevkli hale getirdiğini, dinleyeni performansa ne kadar dahil ettiğini görmek heyecan verici. Bu seviyede ses duyunca insan kolaylıkla şımarıyor, daha da zor beğenir hale geliyor. Açıkçası kulaklık ile dinlemeyi tercih eder hale geliyorsunuz. Evdeki ses zincirini oluşturan diğer cihazları sorgulamaya başlıyorsunuz.

Bu noktada ufak bir not: HD650’nin hakkını da teslim etmek lazım. HD800S, HD650’den yaklaşık 3,5 kat daha pahalı bir kulaklık. Tabi ki daha iyi performans göstermesi beklenir. Bu bakımdan bakıldığında HD650 de fiyatına göre oldukça iyi performans sunan bir kulaklık ve hiç de azımsamamak lazım. Hatta internette HD650’yi tercih edenlerin olduğunu da okudum.

HD800S Hakkında

HD800 2009’da çıkmıştı. Yaklaşık 6 yıl sonra HD800’ün biraz daha rafine edilerek HD800S ortaya çıktı. HD800 gümüş rengi ile, HD800S ise siyah rengi ile birbirlerinden kolaylıkla ayrılabiliyor.

Tasarım:  HD800S dinamik sürücülü açık bir tasarım. 56mm çapında – ki bu çok büyük oluyor – bir sürücü kullanılmış. Kulaklığın dışa bakan kısmı açık olduğu için dışarıya da bir miktar ses gidiyor. Dinamik ses sürücüleri kulağa dik  değilde, hafif açılı olarak pozisyonlanmış. Bunun amacı sahne algısını genişletmek. Kullanılan maddelere burada girmeyeceğim. Genel görünüş olarak, gelenekselden ayrılan, modern bir tasarıma sahip. Resimlere bakınız.

Ses Özellikleri:

  • Saydam, detaylı, geniş sahneli ve geniş spektrumlu bir ses sunuyor. Açıkçası hoparlörden dinlemektense kulaklığı tercih ediyorum. Bazı kulaklıklarda olduğu gibi sesin bir kutudan geliyormuş hissinden en ufak eser yok. Müziğin enerjisini çok iyi iletiyor.
  • Derin baslar rahatlıkla duyuluyor ve ne kadar kontrollu olduğunu hissediyorsunuz. Örneğin, kick drum sesi durması gereken yerde duruyor, uzamıyor, çınlamıyor – keskinlik söz konusu.
  • Belki biraz parlak – belki bu algı benim sistemimden kaynaklanıyor – ama bunun algılanan ses detayına pozitif katkısı olduğunu düşünüyorum. Belirttiğim gibi bu farklı sistemlerde farklı olarak algılanabilir.
  • Çok çeşitli müzik türü ile denedim. Açıkçası her tür müziği zevk ile dinledim. Zaten olay bir anda dinleme testinden, müziğe odaklandığınız, müzikten zevk aldığız bir deneyime dönüşüveriyor.

Rahatlık: Öncelikle HD800S’in çok rahat bir kulaklık olduğunu söylemeliyim. Eğer kulaklıktan saatlerce müzik dinliyorsanız rahatlık önemli. Kulağı olduğu gibi içine alıyor, kulak üzerine bastıran, zamanla ağrı yapabilecek bir eleman yok. Kulaklığı pozisyonlamak için kafa bandından ayarlamak mümkün. Uzun süre kullanımda bir süre sonra 330gr ağırlığındaki kulaklık yok oluyor, kendimi bir oda içinde hissetmeye başlıyorum. Bu yazıya esas olan dinlemelerimi, ev içinde ısının yaklaşık 27-28 derece olduğu yaz günlerinde yaptım. Kulaklığın temas ettiği noktalarda doğal olarak terleme olabiliyor. Ama başka bir kulaklık ile bunun daha fazla hissedileceğini tahmin ediyorum.

Teknik Özellikler: 300Ohm’luk empedans bir kulaklık güçlendiricisi gerektiriyor. Ses basınç seviyesi ise 102dB (1Vrms). Çok farklı güçlendirici seçenekleri ile denemedim ama HD800S’in bu konuda seçici olabildiğini okudum. Daha fazla teknik detay için ürün web sitesine bakınız.

Paketin İçinde Ne Var? HD800S güzel siyah bir kutu içinde geliyor. İçinde kulaklıktan başka,

  • bir adet 6,3 mm konnektör ile sonlandırılmış 3mt kablo,
  • bir adet XLR4 konnektör ile sonlandırılmış 3mt kablo (Sennheiser HDVD 800 DAC ve kulaklık güçlendiricisinin “dengeli” çıkışında kullanmak için),
  • mikrofiber temizlik bezi,
  • kullanım klavuzu ve
  • bir USB flash sürücü (içinde kulaklığa özel frekans yanıtı ölçümü, PDF olarak Türkçe de dahil çeşitli dillerde kullanım klavuzu) geliyor.

Yukarıdakiler benim şahsi görüşlerim. Herkese uymayabilir, farklı sistem kombinasyonları farklı görüşlere sebep olabilir. Benim karşılaştırmayı yaptığım sistem B&W Nautilus 803 (Diamond öncesi model) hoparlör ve Mark Levinson No.383 entegre güçlendiriciye karşılık exaSound e22 DAC kulaklık çıkışı. Kaynak sistem her iki durumda da aynı; Windows Server 2012, Audiophile Optimizer ve JRiver yazılımlarının olduğu bilgisayar + NAS veya bilgisayar yerine exaSound PlayPoint Network Player + NAS.

Sennheiser HD800S ucuz bir kulaklık değil. Ama müzik dinleme tutkunuz ve maddi olanağınız var ise kesinlikle tavsiye ederim. Bu arada HD800S Sennheiser’in en üst modeli değil. En üst model “Orpheus HE1060” – bir otomobil fiyatına!

Bazı Kaynaklar

Bir Cevap Yazın